Yapay zekâ ile tarihi kişilerle sohbet etmek, yani birine soru sorup onun ağzından mektup almak, ödev için bir kaynak değil, bir merak kapısıdır. Mektup üslubu canlandırır, bilgiyi değil. Bu yüzden zaman makinesi her mektubun altına bir tarihçi notu ve kaynak koyar: neyin gerçek, neyin canlandırma olduğunu orada görürsün. Doğru kullanım şudur: mektupla merak et, tarihçi notuyla ayır, kaynakla doğrula, ödeve kaynağı yaz.
Gördüğümüz şey ne?
Altı tarihi kişi var: İbn-i Sina, Mimar Sinan, Evliya Çelebi, Fatma Aliye, Marie Curie ve Albert Einstein. Birini seçer, tek soru sorarsın; cevap onun ağzından bir mektup olarak gelir. Örneğin Mimar Sinan'a "Selimiye'yi yaparken en zor an neydi?" sorulduğunda mektup kubbeyi değil, kubbeyi taşıyacak ayakları anlatır. Evliya Çelebi'ye "İstanbul'u ilk kez görecek biri nereden başlasın?" sorusunun cevabı "suyun kenarından" ile açılır.

Bu mektuplar okunası ve akılda kalıcıdır. Tam da bu yüzden dikkat ister: iyi yazılmış bir canlandırma, gerçek bir belge gibi hissettirir. Mektubun altındaki tarihçi notu bu hissi düzeltir. Hangi ayrıntı belgelerde var, hangisi üslup için eklendi, orada yazar. Kaynak satırı ise ödevde kullanılabilecek gerçek başvuruyu gösterir.
Neden böyle düşünüyoruz?
Tarih ödevinin amacı bir kişinin ne söyleyebileceğini hayal etmek değil, ne söylediğini ve yaptığını belgeden öğrenmektir. Canlandırılmış bir mektup ikisini karıştırır. "Mimar Sinan mektubunda şöyle demiştir" cümlesi ödevde yanlıştır, çünkü o mektubu Sinan yazmadı. Doğru cümle şudur: "Sinan'ın Tezkiretü'l-Bünyan'da anlattığına göre" ve bunun için tarihçi notundaki kaynağa gidilir.
Yine de mektubu bir kenara atmıyoruz. Ders kitabındaki üç satırlık Sinan, çoğu öğrencide merak uyandırmaz. Onun ağzından yazılmış, sabrı ve kubbeyi anlatan bir mektup uyandırır. Merak uyanınca kaynağa gitmek kolaylaşır. Araç bu yüzden kaynak satırını mektubun altına koyar: merak ile belge arasındaki köprü orası.

İyi soru nasıl sorulur?
Tek şey sor. Üç soruyu bir mektuba sığdırırsan üçü de yüzeysel kalır. Bağlam ver: hangi eseri, hangi yılı, hangi kararı merak ediyorsun. "Hayatın nasıldı?" sorusu boş bir mektup getirir; "Radyumu bulurken en çok neyi merak ettin?" dolu bir mektup getirir. Kişinin ölümünden sonrasını sorma; sorarsan mektup bunu düzeltmek zorunda kalır ve canlandırma bozulur.
Araç burada: Zaman Makinesi. Her kişinin kartında yılları, yeri ve neyi sorabileceğin yazar. Sayfadaki üç örnek mektup gerçek çıktıdır ve açmak ücretsizdir; kendi sorunda mektup onlara benzer.
Karşı görüş ve cevabımız
Şu itiraz haklıdır: "Çocuk mektubu kaynak sanıp ödeve yazar." Sanabilir. Bu yüzden tarihçi notu ve kaynak satırı mektubun bir parçasıdır, ayrı bir yerde değil. Ebeveyn ya da öğretmen için tek kural yeter: mektuptan alıntı yapılmaz, mektubun altındaki kaynaktan yapılır. Bu kural öğretilirse araç, kitaba giden en kısa yoldur; öğretilmezse hiçbir araç güvenli değildir.
İkinci itiraz: "Bir kişiyi konuşturmak ona saygısızlık değil mi?" Konuşturulan şey kişinin bilgisi değil, belgelerden bilinen üslubu ve düşünce biçimidir. Mektup uydurma bir olay anlatmaz; bilinen olayları onun ağzından yeniden kurar ve bilinmeyeni söylemez. Sınır aşıldığında tarihçi notu bunu söyler.
Bunun senin için anlamı ne?
Ödev yapıyorsan sırayı şöyle kur. Önce mektubu oku ve merak ettiğin şeyi bul. Sonra tarihçi notunu oku ve neyin gerçek olduğunu ayır. En son kaynak satırındaki esere git ve ödeve o eseri yaz. Mektup ödevde geçmez, ödevin başlangıç noktasıdır. Ebeveynsen çocuğunla bir mektubu birlikte okuyun ve tarihçi notunda hangi ayrıntının canlandırma olduğunu birlikte bulun; bu, kaynak okumayı öğretmenin en kısa yoludur.
Uzun bir belgeye soru sormak ve alıntıyı belgede doğrulamak da aynı alışkanlıktır; onu uzun belgeye soru sormak yazısında anlattık.
- öğrenci
- tarih
- bakış
Eflatun ekibi
Akademi ekibi — yapay zekayı herkes için anlaşılır kılmak üzere yazıyor.



