Vefat eden bir yakının fotoğrafını düzeltirken ölçü teknik kalite değil, onu tanıyanların gözüdür. Bir fotoğraf ne kadar net olursa olsun, yüzü tanıdık gelmiyorsa anmaya yaramaz. Bu yüzden az dokunmak çoğu zaman doğru olandır: tozu, çiziği ve bulanıklığı gider, yüzü değiştirme. Aslını sakla, rengi aileye sor, ne yapıldığını not et.
Gördüğümüz şey
Fotoğraf onarmanın en ağır işlerinden biri, bir yakının son fotoğraflarını düzeltmektir. Cenaze ilanı, mezar taşı, bir anma töreni ya da ailenin albümü. Çoğu zaman elde tek bir fotoğraf vardır: küçük, solmuş, bir vesikalıktan kesilmiş ya da bir düğün fotoğrafının köşesinden büyütülmüş.
Bu fotoğraflarda dilek çoğu zaman aynıdır: "biraz daha net olsun". Ama "biraz" nerede biter? Yapay zekâ bir fotoğrafı netleştirirken bazen kaybolmuş ayrıntıyı tahmin eder. Bir ürün fotoğrafında bu tahmin sorun değildir. Bir insanın yüzünde ise tahmin edilen bir ayrıntı, o kişiyi başka birine dönüştürebilir.
Neden az dokunmayı savunuyoruz?
Anma fotoğrafının tek işi, o kişiyi hatırlatmaktır. Gülüşündeki bir kıvrım, bir gözünün öbüründen biraz küçük oluşu, alnındaki bir çizgi onu o yapar. Aşırı netleştirilmiş, pürüzsüzleştirilmiş, yeniden çizilmiş bir yüz "daha güzel" görünebilir ama tanıdık gelmez.
Bu yüzden netleştirme aracımızın kendi sınırını önemsiyoruz: araç olmayan ayrıntıyı icat etmez. Fotoğrafta kaybolmuş bir bilgiyi geri getirmez; var olanı netleştirir. Çok küçük ya da çok bulanık bir yüzde bu, sonucun sınırlı kalması demektir. Bunu bir eksik değil, bir dürüstlük olarak görüyoruz.

Dört ilke
Aslını sakla. Taranmış ya da fotoğraflanmış ilk dosyaya hiç dokunma. Onarımı bir kopyada yap. Yıllar sonra biri aslını görmek isteyecek; o dosya bir daha üretilemez.
Yüzü değiştirme. Toz, çizik, leke ve bulanıklık giderilebilir. Yüzün biçimi, kırışıklıklar, ben, gözlük ve saç ise olduğu gibi kalmalı. Netleştirdikten sonra fotoğrafı onu tanıyan birine göster ve sor: "Bu o mu?"
Rengi aileye sor. Siyah beyaz bir fotoğrafı renklendirmek, bilmediğimiz şeylere renk vermek demektir: gözlerin, saçın, bir elbisenin rengi. Renklendirme aracının usta kademesi yazdığın ipucunu okur; "elbisesi lacivertti" gibi bir bilgi rengi değiştirir. Bu bilgiyi yalnız aile verebilir. Emin değilsen siyah beyaz bırak.
Ne yapıldığını yaz. Onarılmış fotoğrafı paylaşırken ya da bastırırken yanına küçük bir not düş: "Fotoğraf netleştirildi" ya da "renklendirildi". Gelecek kuşaklar hangisinin asıl olduğunu bilsin.
Karşı görüş ve cevabımız
"Madem yapabiliyoruz, en güzel hâlini yapalım" diyenler var. Anlıyoruz: bir yakının en güzel görüntüsünü korumak istemek doğal. Ama güzellik ile benzerlik arasında bir seçim yapmak zorunda kalırsan benzerliği seç. Güzelleştirilmiş bir fotoğraf zamanla o kişinin yerine geçer; torunları onu yalnız o fotoğraftan tanır.
Bir de şunu söyleyelim: bazı fotoğraflar kurtarılamaz. Bir vesikalıktan kesilmiş, birkaç yüz piksellik bir yüz büyük bir baskıya çevrilemez. Bu durumda en dürüst çözüm, fotoğrafı küçük basmak ya da bir çerçevenin ortasında küçük tutmaktır. Neyin kurtarılıp neyin kurtarılamadığını bulanık fotoğraf neden netleşmez yazısında örneklerle anlattık.
Bunun senin için anlamı
Önce en iyi kaynağı bul. Aile albümünde aynı kişinin daha büyük ya da daha net bir fotoğrafı var mı? Vesikalık yerine bir düğün fotoğrafı, telefon ekranından çekilmiş kopya yerine asıl baskı her zaman daha iyi sonuç verir. Baskıyı tarayıcıda taramanın ayarlarını eski fotoğraf kaç dpi taranır yazısında bulursun.
Sonra kopyayı fotoğraf netleştirme aracına yükle ve sonucu yüzde yüz büyüterek aslıyla karşılaştır. Yüz tanıdık mı? Değilse dört kat yerine iki kat büyütmeyi dene, usta kademede detay onarımını kapat ya da aslını kullan. Mezar taşı ya da büyük bir baskı için hangi çözünürlüğün gerektiğini fotoğraf baskı için kaç piksel yazısında hesapladık.
Aceleye getirme. Cenaze günlerinde verilen kararlar sonradan değiştirilemeyebilir; bir mezar taşı fotoğrafı yıllarca orada durur. Birkaç gün bekleyip aileyle birlikte bakmak, en doğru kararı verdirir.
- fotoğraf onarma
- eski fotoğraf
- aile
Eflatun ekibi
Akademi ekibi — yapay zekayı herkes için anlaşılır kılmak üzere yazıyor.



