Eski bir fotoğrafı kaç dpi'de tarayacağını baskı boyutu belirler. Aynı boyda basacaksan 300 dpi yeter. Büyüterek basacaksan çözünürlüğü büyütme oranıyla çarp: iki katı için 600 dpi. Fotoğraf çok küçükse, örneğin vesikalık boyundaysa, 1200 dpi'ye çık. Aşağıda hesabın sebebini ve sık yapılan üç hatayı bulursun.
Fotoğraf kaç dpi taranır?
Tarama çözünürlüğünü baskı boyutu belirler. Baskıda göz 300 dpi'nin üstünü ayırt etmez, bu yüzden hedef her zaman baskıda 300 dpi kalacak kadar piksel toplamaktır. Fotoğrafı aynı boyda basacaksan 300, iki katına büyüteceksen 600, dört katına büyüteceksen 1200 dpi seç. Yalnız ekranda bakacaksan 300 dpi fazlasıyla yeter.
Hesap basit. 10×15 cm bir fotoğrafı 600 dpi'de taradığında yaklaşık 2.362×3.543 piksellik bir dosya alırsın. Bu dosya 20×30 cm baskıda hâlâ 300 dpi verir. Formül şu: santimi 2,54'e böl, dpi ile çarp.

Daha yükseğe çıkmak dosyayı büyütür ama yeni bilgi getirmez, çünkü fotoğraf kâğıdındaki ayrıntı sınırlıdır. Tarayıcının "iyileştirilmiş" ya da "yazılımsal" çözünürlük seçeneklerini kullanma. Onlar pikselleri çoğaltır, ayrıntıyı değil. Tarayıcının kutusunda yazan optik çözünürlük gerçek sınırdır.
Hangi biçimde kaydetmeli?
Arşiv için kayıpsız bir biçim seç: TIFF ya da PNG. JPEG her kaydedişte görüntüden biraz ayrıntı atar. Bir kez kaydetmek sorun olmaz, ama düzenleyip yeniden kaydettikçe bozulma birikir. Asıl dosyayı kayıpsız sakla, paylaşmak için ayrıca bir JPEG kopyası çıkar. Renk derinliği seçeneği varsa 24 bit renk yeterlidir.
Siyah beyaz fotoğrafı da renkli modda tara. Sararmış kâğıdın tonu ve lekelerin rengi, sonradan temizlik yaparken lekeyi görüntüden ayırmaya yarar. Gri tonlamalı taramada bu bilgi kaybolur. Dosya biraz büyür, ama geri getirilemeyecek bir bilgiyi baştan atmamış olursun.
Telefonla çekmek yeter mi?
Tarayıcı yoksa telefon iş görür, ama iki sorunu çözmen gerekir: parlama ve eğiklik. Fotoğrafı pencere kenarında, doğrudan güneş almayan bir yere düz koy. Telefonu tam tepeden, kenarlar ekranın kenarlarına paralel olacak biçimde tut. Flaşı kapat. Parlak yüzeyli baskılarda tavan lambası yansıma yapar, lambayı söndür.
Telefonla çekilen kopya ekranda iyi görünür, büyük baskıda tarayıcının gerisinde kalır. Sebebi mercek: telefon kenarlara doğru görüntüyü hafifçe büker ve ışık kareye eşit düşmez. Önemli bir fotoğrafsa bir fotoğrafçıda ya da kütüphanede tarat. Tek seferlik küçük bir masraf, yıllarca saklayacağın dosyanın kalitesini belirler.
Sık yapılan üç hata
- Camı silmeden taramak. Camın üstündeki toz, taramada beyaz nokta olarak çıkar ve sonradan tek tek temizlemek gerekir. Mikrofiber bezle kuru sil.
- Fotoğrafı albümden sökmeye çalışmak. Yapışmış bir baskı yırtılır. Sayfayı olduğu gibi tara, fazlalığı sonra kırp.
- Tarayıcının otomatik düzeltmesini açık bırakmak. Otomatik kontrast solmuş bölgeleri tamamen beyaza çevirebilir. Ham taramayı sakla, düzeltmeyi kopya üstünde yap.
Taradıktan sonra ne yapılır?
Taramadan sonra sıra şudur: önce lekeleri ve çizikleri temizle, sonra netleştir, en son renklendir. Sıra önemlidir, çünkü leke kalırsa renk de lekenin üstüne oturur ve yumuşak bir karede tonlar yerine oturmaz. Her adımı ham taramanın bir kopyası üstünde yap, asıl dosyaya hiç dokunma.

Tarama küçük ya da yumuşaksa önce netleştirme aracından geçir. Hangi bulanıklığın düzelip hangisinin düzelmediğini bulanık fotoğraf neden netleşmez yazısında anlattık. Siyah beyaz bir kareyi renkli görmek istiyorsan tarama dosyasını fotoğraf renklendirme aracına yükle. Adım adım anlatımı siyah beyaz fotoğrafı renklendirmek yazısında.
Dosyaları adlandırırken tarihi ve kişiyi yaz: 1968-dedem-askerde.tif gibi. Yıllar sonra arşivde aradığını bulduran şey klasör düzeni değil dosya adıdır. Bir kopyayı da bilgisayarın dışında, bir harici diskte ya da bulutta tut.
- fotoğraf onarma
- tarama
- eski fotoğraf
Eflatun ekibi
Akademi ekibi — yapay zekayı herkes için anlaşılır kılmak üzere yazıyor.



